HOŞGELDİNİZ

Blog siteme hoşgeldiniz. Okuduğunuz yazılara yorumlarınızı eksik etmezseniz, çok mutlu olurum.

İyi vakit geçirmeniz dileğiyle. :)

9 Mayıs 2010 Pazar

Yüzüklerin Efendisi ve Tolkien Hakkında




Yüzüklerin Efendisi Hakkında

Bugüne kadar hiçbir yazar beni Tolkien kadar, hiçbir film de Yüzüklerin Efendisi kadar etkilememiştir.

Filmin beni neden bu denli etkilediğine dair pek bir şey söylemeye gerek yok sanıyorum. Filmi izleyen hemen herkesin bu mükemmel kurgudan az yada çok etkilendiğini rahatlıkla söyleyebiliriz.

İngiliz Edebiyatının çok ama çok şey borçlu olduğu, onlarca dile çevrilmiş, J.R.R Tolkien’in ömrünü vakfettiği, devasa, mükemmel bir mitoloji; The Lord Of The Rings.

Aslında Yüzüklerin Efendisi Tolkien’in gençken oluşturduğu bambaşka dünyanın sadece bir kısmı. Onun yazdığı o kadar büyük ve etkileyici bir hikaye ki, koskoca Yüzüklerin Efendisi serisi bile bu hikayeyi oluşturan temellerden biri. Bunun daha Silmarillion’u var, Roverandom’u var Hobbit’i var, Bitmemiş Öyküler’i var, var da var yani. İşte bütün bunlar, Tolkien’in sonsuz hayal gücünün ve büyük yazma aşkının kanıtları.

İşte, beni ve birçok kişiyi etkileyen şeyler de bunlar. Tolkien’in hayatını kendi mitolojisine, dirayetle, kararlılıkla adamış olması, bizlere ne güzel bir azim örneği.

Tolkien’in hayatından ders alabileceğimiz çok nokta var gerçekten.

Tolkien, İngiltere’nin en büyük üniversitelerinden biri olan Oxford’da ünlü bir dil profesörüydü. 1937 yılında yayınladığı Yüzüklerin Efendisi serisine giriş niteliğindeki The Hobbit kitabı İngiliz okurlarını eleştirmenlerini bir nevi şok etmişti. Alışılmamış bir tarzda yazılmıştı. 50’sine yaklaşmış ünlü bir profesör nasıl olur da bir masal kitabı çıkarırdı? Bütün bunlar, ustalıkla yazılmış The Hobbit kitabına karşı geniş bir önyargı kitlesi oluşturmuştu.

Fakat Tolkien, bu olumsuz yaklaşımlara kulak asmayarak azimle “orta dünya”sını genişletmeye, yepyeni karakterler oluşturarak, Yüzüklerin Efendisi kitabına zemin oluşturmaya devam ediyordu. Çalışmaları sonuç verdi ve 1957 yılında kitabını bitirmiş oldu. Bu kitap The Hobbit’e karşı oluşan ön yargıları hafızalardan, asla geri gelmeyecek şekilde başarıyla sildi. Bu erdemli davranışı olmasaydı, birkaç eleştiriyle kendisini –Gogol gibi- perişan edip yazmasaydı, bu büyük mitoloji İngiliz ve Dünya Edebiyatındaki altın tahtında oturamayacaktı. Ve Edebiyat dünyasının fantastik yönü tamamen eksik kalacaktı şüphesiz. Şunu bilmeliyiz ki, Tolkien’e gerçekten çok şey borçluyuz.

Ertuğrul Nehri

0 Yorum:

Yorum Gönder