
Laiklik dediğimiz kavram, Fransa'da aşırı çalkantılı bir dönemde, tüm dünyayı sarsan bir ihtilal sonucu doğmuştur.
Fransa dahil tüm Katolik camiasının Kilise'den çektiği bir dönemde ortaya çıktı Laiklik!
Peki Kilise ne yaptı da Katolikleri kendinden bu kadar soğuttu?
İhtilale yol açtı ve yeni bir mezhebin doğmasını önleyemedi?
İhtilalden önce kilisenin en fazla kral kadar yetkisi vardı.Papa dilediği gibi hareket ediyordu. Papanın isteğiyle tüm Katolikler toplanıp bir ordu dahi oluşturabilirlerdi. Bir papaz saçma bir bahane gösterip birini giyotine itebilirdi.
Kralın aldığı vergi dışında bir de kilisenin aldığı vergi vardı.
Kısacası Katolik halkın emdiği süt burunlarından geliyordu.
Katolik olduğuna lanet okuyanlardan birisi de Martin Luther King'di.
İhtilal'de önder oldu ve Protestanlık mezhebini ortaya çıkardı.
Din ve vicdan özgürlüğü isteyen insanların istediği birşeydi laiklik!
Günümüzde laikliğin, devlet ilkesi olarak algılanmadığı tek ülkeyiz. Laiklik yalnızca bizim ülkemizde kişiler ve devlet için geçerli.
Bir kişi laik olamaz bence.
Çünkü laiklik devlet için geçerli bir olgudur.
Laikliğin büyük uğraşlar sonucu doğduğu Fransa'ya bakalım...Yaklaşık yüzde onbeşi müslüman olan bir ülke. İnsanların; ne DİNİNE ne ırkına ne kıyafetine ne de diline bakıyorlar. Ne olursan ol yine de gel diyorlar insanlarına. Bizim atamız olan Mevlanayı bizden çok daha iyi biliyorlar. Başörtüsü yasağı diye birşey yok yani!
Gelişmekte olan laik Türkiye'ye bakalım şimdi de...Yüzde doksandokuzu müslüman bir ülke.Peki laikliğin doğduğu Fransa'daki gibi insanlar özgür mü?
Hayır. Bizim sözde laiklerimiz, Başörtülü olma, Kur'an okuma, İmam Hatip'e gitme de ne olursan ol diyorlar!
Sonradan Atatürk'ü bahane ederek laikliği ortaya koyuyorlar. Martin Luther'in, Atatürk'ün, laiklik için kan vermiş Fransızların kemiklerini sızlatıyorlar.
"Türk milleti daha dindar olmalıdır, yani bütün sadeliği ile dindar olmalıdır demek istiyorum. Dinime, bizzat hakikate nasıl inanıyorsam, bunada öyle inanıyorum." demişti Atatürk.
Laiklik dinsizlik değildir.
İslama gölge düşürmek isteyenlerin benimsediği düşünce de olamaz.
İnsanlara din ve vicdan özgürlüğü tanır.
Din ve devlet işleri başörtüsü ile kaynaşmaz. Fransadaki gibi!Laiklik başörtüsüne karşı çıkmaz. Çıkmamalıdır.Üniversitedeki kızların başörtü özgürlüğü, gelişen ülkemize bir zarar vermez.
Aksine, sorunlardan biri ortadan kaldırılmış olur.
Sorun giderilirse ülkedeki huzurdan onlarda yararlanırlar!Bırakın bu saçma inadı. Ülke huzurunu birazda siz düşünün. Birazda siz birşeyler yapın.
Ertuğrul Nehri


helal olsun eğer bu yazı sana aitse.. mükemmel olmuş...
YanıtlaSilbatılaşma adı altında özünü kaybetmiş gençliğin arasında böyle düşünen kişilerin olması çok güzel tebrik ederim umarım ilerde iyi bir yazar olursun:)
YanıtlaSil